De ki Ey kafirler Allah’ın ilahlığını, rabliğini kabul etmeyen kişiler!
Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ ben sizin yaptığınız kulluğu yapmam.
Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ siz de benim yaptığım kulluğu yapmazsınız.
Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ ben asla sizin yapmış olduğunuz kulluğu yapıcı değilim.
Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ siz de benim yapmakta olduğum kulluğu yapıcı değilsiniz.
Sizin dininiz/inanç ve yaşam ilkeleriniz sadece sizin için, benim dinim/inanç ve yaşam ilkelerim de sadece benim içindir.
(KAFİRUN/SURESİ)
Kafirun suresi Hakk’ı tebliğ mahiyetinde olmayıp muhatabı müminler olan ve kafirlere karşı hangi ölçüler içinde olmaları konusunda onları eğiten bir suredir. Bu yönüyle kafirlerin statülerini belirleyen bir mahiyet taşımaktadır.
Ayette kastedilen düzen, sadece Allah’ın koyduğu ilkeleri kapsayan Hakk Düzen’den ibaret olmayıp insanlar tarafından kurulan beşeri düzenleri de kapsamaktadır.
Bu anlamda din, ister Hakk ister batıl olsun, ister Allah ister insanlar tarafından kurulmuş olsun, her türlü toplum nizamı, yaşam kurallarının bütünü demektir.
Ayetlere dayanarak Kelam bilginleri Hakk Din'i şöyle tarif etmişlerdir.
Hakk Din, Yüce Allah’ın kullarını hakka ulaştırmak üzere elçileri aracılığı ile akıl sahibi insanlara tebliğ ettiği, onları dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturan sistem, Allah’ın koyduğu hükümlerdir.
Hakk Din ile diğer dinler arasındaki şu çok önemli farka mutlaka dikkat edilmelidir.
Hakk Din dışındaki dinlerde kurallara inanmadan uymak veya kurallar karşısında pasif kalmak mümkün iken, Hakk Din, konulmuş kurallara hem samimiyetle inanmayı hem de bu kuralları bütün gönlüyle uygulamayı emretmektedir.
Böylece iman olmadan yapılan tüm ameller Hakk Din’de “TAKLİT” ve boşa çıkmış olarak nitelenip kınanmakta, amele dökülmemiş iman ise İnandık deyince bırakılacaklarını mı sandılar? sözleriyle amel olmadan değerlendirmeye alınmaya layık görülmemektedir.
Dolayısıyla Hakk Din’de iman ile amelin birbirini tamamlayan ögeler olduğu unutulmamalı bu konu sık sık hatırlanmalıdır.
Hakk Din ile diğer dinler arasındaki bir diğer fark ise diğer dinlerde konulan hükümlere uymakla zorunlu kılınan insanın Hakk Din’de tamamen özgür bırakılmasıdır.
Ancak, Hakk Din’de özgür bırakılan insanların, eksilterek veya arttırarak Hakk Din’in bütünlüğünü bozma ya da tamamen değiştirme gibi bir yetkileri olmamasına karşılık, diğer dinleri istedikleri gibi değiştirmeleri mümkündür.
Hakk Din’de dinin birazına inanıp birazına inanmamak veya başka dinlerle sentez yapmak suretiyle Hakk Din’i yozlaştırmak, Hakk Din’in dışına çıkmak demektir. Böyle bir durumda, Hakk Din kendisini bozmak isteyenlere Aslı izin vermemektedir.
Hakk Din’in Allah tarafından belirlenmiş, siyasi, iktisadı, hukuki ana ilkeleri vardır.
Doğal olarak beşeri dinlerin de bu konularda ilkeleri vardır. Bu noktada Müslüman kendi dinini, Müslüman olmayan da kendi dinini/düzenini yaşamalıdır. Kimse bir diğerininkine karışmamalıdır.
Fitne olmadığı sürece Müslüman, Müslüman olmayana zor kullanmamalıdır.
Müslüman da İslam’ın ilkelerinin tamamını kabullenmeli, saf dinine yapay dinlerin ilkelerinden karıştırmamalıdır.
Hak Din’deki herhangi bir ilkenin yerine yapay dinlerden bir ilke benimsenmesi, Rabbimizin Bakara suresinin 85. ayetindeki beyanı gereği, kafirliktir.
Herkesin mertçe, sonucuna katlanmak kaydıyla mümin veya kafir olma özgürlüğü vardır.
Bu surede kimliklerin netleşmesi, ayrışması, vurgu üzerine vurgu yapılarak emredilmektedir.
Kafirun suresi, son ayetindeki Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir ifadesiyle müminler ile kafirlerin yollarının ayrıldığını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Dolayısıyla mümin ve müslüman kesinlikle tevhidi inanış ve yaşayıştan taviz vermemeli, hiçbir batıl dinle senteze girmemelidir.
Bu iki şeyi yapmadığı gibi, İslam’ın benzeri olarak ileri sürülen görüşlere de itibar etmemelidir. Tüm sistemler daima benzerleri ile yozlaştırılmıştır.
Bu akıldan çıkarılmamalıdır. Allah’ın dini ana sütü gibi halis olmalıdır. Müslümanlar her koşul altında bu saf ve halis dini yaşamalıdır.!!!
Hakkıyla kur'an'ı öğrenip hayatına uygulayan biri olmayı Rabbim'den Niyaz Ediyorum.



