Reklam
Reklam
BİRLİĞİMİZ 6.8 'DEN ÇOK ÇOK BÜYÜK OLDU
Mahmut ABİŞ

Mahmut ABİŞ

BİRLİĞİMİZ 6.8 'DEN ÇOK ÇOK BÜYÜK OLDU

27 Ocak 2020 - 16:36

24 Ocak 2020 Saat 20.55..
Elazığ Sivrice merkezli 6.8 şiddetindeki deprem tüm ülkenin kalbine ok gibi saplandı. Ülkemiz, geçmiş dönemlerde benzer depremlerle öylesine acılara sahne olmuş ki, hafızalarımız Elazığ depremini duyar duymaz o depremlerde yaşanan acıları hatırlattı bizlere.

Saatler 20.55’i gösterdiğinde tüm Türkiye’de hayat durdu. Korku, endişe ve panik havası herkesi sarıp sarmalamışken yaşanması muhtemel o korkunç tablonun oluşmaması için herkes duaya durdu. Saatler ilerledikçe ölüm haberleri gelmeye başlayınca enkaz altında kalan onlarca kişiye ulaşmak için çok yoğun bir çaba sarf edilmeye başlandı. Devlet, topyekûn depremden etkilenen bölgelere akın ederken ülkenin farklı düşünenleri hep beraber elbirliğiyle ekiplerini  göndererek  acil durumlarda yapılması gereken işleri yapmaya koyuldular.Bu birliktelik acıları tamamen yok etmeye yetmese bile hiçbir depremzede kendini yanlız hissetmedi.En zor anında başını yaslayabileceği bir omuzu yanıbaşında buldu insanlar.Umutlar paylaşıldı. Tıpkı acılar gibi..Enkaz altından çıkarken yaşama tutunan her vatandaşımız için sevinç çığlıkları atıldı.Hayatını kaybeden her hemşehrimiz için gözyaşı döküldü..

Yaşanan afette akıllarda kalan UMKE personelinin enkaz altındaki birine Kürtçe seslenmesi, iki yaşındaki çocuğuna kendini siper ederek vefat eden babayı, tüm vatandaşların ortak bir çaba ile enkaz altındakileri kurtarma çabaları uzun süre hafızalarımızdan silinmeyecektir. Yine enkaz altından çıkarılan bir teyzenin başı açık olduğu için dışarı çıkmak istemeyişi, enkaz altında olan Ayşe Yıldız’ı kurtarmak için bir askerimizin titrek sesle seslenmesi ve “lütfen sessiz olun dinleme yapacağız “diye adeta yalvaran AKUT personelinin sesi uzun süre hafızalarımızdan silinmeyecektir.Ordulu küçük bir çocuğumuzun duygu dolu mektubundaki samimiyet,6 aylık hamile bir annenin enkazdan  kurtulmasıyla yaşama tutunacak olan bir bebek hafızalarımızdan silinmeyecektir.

Fırsat düşkünü, içi kin ve nefret dolu birkaç kendini bilmezin, deprem gibi acı olaylara sahne olan bir afeti siyasi malzeme yapması veya içindeki faşizmi dışarı vurmak için depremzedelerin ırkını sorgulayan kişilere Türkiye halkları prim vermediler. Onların bu pervasız davranışlarını  ülke halkı ortak tepki göstererek boşa çıkardılar.

Velhasılı..
Doğal bir afette ülke olarak verilen sınav her yönüyle başarılı oldu.
Birlik beraberlik ruhu tüm ülkeye yayıldı.Ortak acı,ortak gözyaşı ve zaman zaman ortak sevinçler yaşandı.Bizi biz yapan değerleri dibine kadar yaşadı bu toplum.
Tıpkı Gölcük ve Van Depremlerinde olduğu gibi...
Tıpkı Çanakkale'de,15 Temmuz'da olduğu gibi..
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • kadim TAŞBİLEK
    6 ay önce
    Sevgili Mahmut dostum Deprem doğal felakettir önceden zamanını bilmek imkansızdır fakat bu felakette önlem almak insanların asıl görevleridir toplumu bilgilendirmek gerekiyor Türk toplumu olarak her zaman duyarlı takınan bir toplumuz her felakette olduğu gibi bu seferde aynı duyarlılığı göstermiştir fakat bazı kendini bilmezler dahi bu acıda bir çıkar çıkartma derdine düşmüşlerdir bu tavizi verenlerin başından da içişleri bakanı gelmektedir 1998 Yılından beri toplanan deprem vergilerinin akıbetini bilen kimse yoktur bu soruyu soranlar ada soruşturma açılıyor oysaki 34 milyar dolar toplanmış olan deprem vergileriyle depreme karşı öncelikli olan yerlerin sorunları giderilmiş olurdu evet kadere inanan bir toplumuz fakat bunu 'da bilmeliyiz ki insanın kaderi kendi elindedir önlem almak insanların elindedir deprem öldürmez fakat çürük yapılar insanı öldürür bu düşüncelerimle hayatını kayıp edenlere Allahtan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum .